Konu Bilgileri
Arthas Menethil ( Lich King ) Hikayesi 2017 Yazar: Mafell
Okunma: 198 Yorum: 0
Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Mafell Brick  08-29-2017, 01:11 AM   
#1
resim

Arthas Menethil Kimdir ?

Arthas Menethil, Kral II. Teranas Menethil’in oğlu ve Lordaeron tahtının varisidir. Çok iyi eğitim almış bir Silver Hand Şovalyesi yani paladindir. Genç Prens, Kral Magni Bronzebeard’ın kardeşi Muradin Bronzebeard tarafından savaş eğitimi aldı ve çok iyi bir kılıç ustası oldu. Henüz 19 yaşında, Uther the Lightbringer’ın emri altındaydı. Arthas gerçekten ün salmış bir savaşcı olmaya başlamıştı ama çok atak ve inatcı bir yapısı da vardı. Zul’Aman’dan Quel’Thalas’a forest troler tarafından düzenlenen bir karşı atağa karşı, gösterdiği başarı ile ün salmaya başlamıştı.

resim

Lordaeron’un Felaketi

Sorunlar Lordaeron’u karıştırmaya başlamıştı.Orc’lar tutsak kamplarından kaçmış ve vebanın kuzeydeki toprakları ele geçirdiği haberi yayılmıştı.
Undead vebası diye birşey ortaya çıktı. Jaina ve Yüzbaşı Falric,henüz 23 yaşında olan ve tuhaf vebayı araştıran Arthas’a eşlik etmeleri için gönderildiler.Vebanın yayıldığı bir tahıl ambarında Undead ordusuyla savaştılar.Büyücü Kel’Thuzad’ı Brill’in merkezinde kuşattılar ve Andorhal’a kadar kovaladılar. Kel’Thuzad önceden depolanmış tahılları enfekte etmiş ve uzaktaki kasabalara göndermişti. Arthas,vebanın sadece toplu bir katliam olmadığını anladı ve masum kasaba halkını Undead yaratıklara dönüştürdüğünü gördü. Arthas’ın orduları zar zor kasabayı koruyordu ve yenilmenin eşiğindeydi ancak Uther arkasında destek birliklerle yetişti ve kasabayı kurtardı.


Stratholme İtlafı

resim

Vardığında Arthas tahılın çoktan dağıtıldığını gördü ve köylülerin yakında Undead olacaklarını biliyordu.Uther’a ve şövalyelerine tüm kasabayı tasfiye etmelerini emretti.Dehşete kapılmış olan Uther,Arthas’ı azarladı ve ona kral olsa bile bu emri yerine getirmeyeceğini söyledi.Uther’ın vatan haini olduğunu ilan ederek Arthas,Knights of the Silver Hand’i dağıttı.Askerlerinden bir kaçı Uther’la gitti -Jaina dahil- ve Arthas,ona sadık olanlarla kalıp şehirdeki enfekte olmuş kasaba halkını katletti.
Arthas Stratholme halkını kesmeye başladığında,kasaba halkının ruhlarını isteyen Mal’Ganis’i gördü.Arthas,Mal’Ganis ulaşmadan önce halkı yoketmeye çalıştı.


Northrend

Arthas ordularının bir bölümüyle Mal’Ganis’i takip etti.Bir ay sonra Daggercap Bay’e (Hançerkını Koyu) vardılar.Kamp kurmak için uygun bir yer ararlarken,Arthas’ın adamları Dwarf kâşifler birliği tarafından tanınmadan önce top ateşine tutuldu.Arthas arkadaşı ve eski akıl hocası Muradin Bronzebeard’e (Tunçsakal) rastladığı için şaşkındı.İlk başta Muradin,Arthas’ın,lanetli kılıç Frostmourne’u ararlarken Undead tarafından kuşatılan adamlarını kurtarmak için gelen ekibe liderlik ettiğini sandı.Arthas bu karşılaşmanın sadece tesadüf olduğunu belirtti.Birlikte yakınlardaki Undead kamplarını yokettiler ancak hala Mal’Ganis’ten bir iz yoktu.
Arthas ve Muradin Frostmourne’u aramak için gittiklerinde Lordaeron’dan bir elçi geldi. Talimatta, Arthas’ın ve ordusunun hemen eve dönmeleri emredilmişti. Faka Arthas üsse döndüğünde adamları çoktan kışlayı terketmişlerdi ve gemilerinin olduğu ormana doğru yola çıkmışlardı. Arthas’ın,Mal’Ganis’i yok etmeden eve dönmeye niyeti yoktu.Yerli lejyonerlerin yardımıyla, limana ordusundan önce vardı ve gemileri yaktı. Adamları vardığında Arthas lejyonerlere ihanet etti,onları gemileri yakmayla suçladı ve Yüzbaşı onları öldürdü. Arthas ise adamlarına eve gitme niyetlerinin olmadığını ve geri dönmenin tek yolunun Northrend’de zafer yaşamak olduğunu söyledi.

Lanetli Kılıç Frostmourne

Arthas, Muradin ve adamlarından bir grup,lanetli kılıcın etrafına vardılar.Ardından Arthas,onu kendi iyiliği için Frostmourne’dan uzak tutmaya çalışan bir Gardiyan’la karşılaştı. Gardiyan, Arthas tarafından öldürüldü. Muradin bir yazıt okudu ve Arthas’a kılıcın lanetli olduğunu söyledi ve ona ”Bırak onu Arthas ! Bu işi unut ve adamlarını evlerine götür ! ‘ dedi’ ama Arthas kılıcı almayı çok istiyordu. Arthas mağaranın ruhlarından kılıcın buz hapsinden serbest bırakılmasını istedi ve karşılığında herhangi birşey verebileceğini ya da bir bedel ödeyebileceğini söyledi, tabii halkını kurtarmasına izin vermeleri şartıyla.
Silah serbest bırakıldığında bir buz kütlesi Muradin’e saplandı.Arthas,Muradin’e yardım etmek için yanına gitti ama Frostmourne’nun aklına soktuğu bir düşünce onu vazgeçirdi.Arthas kutsal savaş çekici Light’s Vengeance’i bıraktı ve Frostmourne’u aldı.Ardından Muradin’i ölüme terkedip üsse döndü.Frostmourne’la Arthas,Mal’Ganis’in kölelerini öldürdü ve sonunda iblisle karşı karşıya geldi.
Mal’Ganis ona duyduğu sesin,Lich King’in sesi olduğunu söyledi.Ancak Arthas duyduğu sesin onu öldürmesini söylediğini belirttiğinde Dreadlord şaşırdı.Dreadlord’u öldürdükten sonra Arthas ordularını kendilerini korumaları için bırakıp donmuş kuzeye kaçtı.Ardından Arthas geriye kalan ruh sağlığınıda yitirdi.


Bozulma,Lich King’in Şampiyonu
İhanet

Aylar geçtikten sonra Arthas, Lordaeron’a döndü ve tüm krallık, şampiyonları geldiği için sevindi. Halbuki Arthas’ın gelişinin krallığın sonu olduğunu bilmiyorlardı. Arthas tahtın önünde eğildi ardından babasına,Kral Terenas’a doğru yürüdü ve onu Frostmourne’la öldürdü. Kralın kanlı ve kırık tacı o günden beri kayıp.





Arthas olay yerinden kaçtı ve Balnir Farmstead’e (Balnir Çiftliği) gitti.Orada büyülü güçlerini,sadık bineği Invincible’ı (Yenilmez) Undead olarak uyandırmak ve tekrar bineği olarak hizmet vermesi için kullandı.

Haftalar sonra Arthas,Vendermar köyünde yeni efendisi Lich King’in emrinde tekrar ortaya çıktı.Orada Tichondrius the Darkener ile tanıştı,Mal’Ganis gibi bir Dreadlord.O Dreadlord’un Mal’Ganis olduğunu ve intikam için geri geldiğini sandı ve tehdit etti ancak Dreadlord onu yaptıklarından dolayı tebrik etmek için gelmişti.Konuşurlarken Arthas artık yaptıklarından hiç pişmanlık duymamaya başladığını söyledi.Tichondrius o kılıcın ruhları çalmak için tasarlandığını ve Arthas’ın kendi ruhunun,kılıç tarafından alınan ilk ruh olduğunu söyledi.
Arthas,Cult of the Damned’ın (Lanetlilerin Tarikatı) üyeleriyle Vandermar’da görüştü ve onların büyülü yetenekleriyle Andorhal’a Kel’Thuzad’ın cesedini canlandırmaya gitti.Kilisenin mahzenini koruyan gardiyan Gavinrad the Dire’ı öldürdü ve Kel’Thuzad’ın kalıntılarını topladı.Bu olay Kel’Thuzad’ın hayaletini bir silüete soktu ve Kel’Thuzad,Arthas’a Dreadlord’lara güvenmemesini söyledi.Arthas sessizce bunu düşündü.
Kel’Thuzad’ın kalıntıları kötü bir şekilde çürümüştü ve canlandırılması için Quel’Thalas’daki Sunwell’e (Güneşkuyusu) götürülmesi gerekiyordu.Tichondrius,Arthas’ı büyülü bir vazoyu alması için gönderdi bu vazo Kel’Thuzad’ın kalıntılarını taşımaları için kullanabilirdi.Ancak vazo Knights of the Silver Hand’de korunuyordu.Arthas iki Paladin’i öldürdü,ihanetini kınamış olan Ballador the Bright (Parlak) ve Sage Truthbearer (Hakikattaşıyıcısı).Ardından Uther the Lightbringer’la karşılaştı ve Uther ona vazonun,babasının,Terenas Menethil’in küllerini taşıdığını söyledi.Arthas akıl hocasını öldürdü ve vazoyu ele geçirdi.Babasının kalıntılarını döktükten sonra Kel’Thuzad’ınkileri koydu ve Quel’Thalas’a olan uzun yolculuğuna başladı.

Quel’Thalas’ın Düşüşü

Arthas,Ranger-General Slyvanas Windrunner (Rüzgarhabercisi) tarafından liderlik edilen Elf’lerden ağır bir direnmeyle karşı karşıya kaldı.Güçlerini Undead ordularının önüne sürüp Slyvanas’ın halkını yavaşça Silvermoon’a doğru uzanan cephenin gerisine çekti.Sylvanas büyük Elf şehrini Scourge’ün geldiği haberiyle uyarmaya çalıştı ama Arthas onun kamplarını yoketti ve Ranger-General’i öldürdü.Arthas’a göre yaptığının saygısızlık olduğu ve Lich King’in onu köleleştirmesini istediği için,bunu ona ödetmek istedi ve ruhunu yozlaştırıp korkunç bir Banshee’ye (Ölüm Perisi) çevirdi.Ona kendi halkını öldürmesi için baskı yaptı.

Banshee Ayini

Undead Sylvanas Windrunner

Yanında Scourge’un ordularıyla Arthas Silvermoon’u (Gümüşay) yoketti ve şehri yıkıntıların altında bıraktı.Sunwell’e giderken giderken Quel’Thalas’ın Yüce Kralı yaşlı Anasterian Sunstrider’la karşılaştı ve neredeyse çaba harcamadan onu öldürdü.Ardından Sunwell’i,Kel’Thuzad’ı hayata döndürüp Undead Lich olarak uyandırmak için kullandı.

Dalaran Tahribatı

İkili Alterac’a vardığında Kel’Thuzad,Arthas’a ”İkinci İstila”yı ve Lich King’in planlarını kapsamlı bir şekilde anlattı.Kel’Thuzad,Alterac’a Blackrock Clan’ı (Karakaya Klanı) yoketmek için gitti çünkü klanın Orc’ları,Lich’in şeytan lordu Archimonde’la konuşabileceği bir iblis geçidinin kontrolünü barındırıyordu.Scourge Orc’ları imha etti ardından Kel’Thuzad Archimonde’dan emirleri aldı ve Mage’lerin şehri Dalaran’a yola çıktılar.Archimonde onlara Medivh’in büyü kitabını almaları talimatını verdi bu sayede Kel’Thuzad,Archimonde’u Azeroth’a ışınlayabilirdi.
Kirin Tor’un istilayı geri püskürtmek için olan yiğit çabalarına rağmen Scourge takviye kuvvetleri yenilgiye uğratıp büyülü savunmalarını aştı ve Başbüyücü Antonidas’ı öldürüp Book of Medivh’i (Medivh’in Kitabı) ele geçirdi.
Arthas ve orduları Mage’lerin karşı saldırısını geri püskürttü bu arada Kel’Thuzad şeytan lordunu ışınlamaya başlıyordu.Archimonde vardığında Lich King’in artık Lejyon’nun komutası altında olmadığını ve Tichondrius’un Scourge’un komutası altında olduğunu söyledi.Arthas,Kel’Thuzad’la aralarında ne geçtiğini merak ettiği için yanlarına gitmişti ama Lich,herşeyin Lich King’in öngördüğü üzre gittiğini söyledi.İkili gittiğinde Archimonde şehirden intikamını aldı ve Dalaran’ı güçlü ve tek bir ayinle yoketti.

Archimonde’la Kel’Thuzad’ın Görüşmesi

Arthas’ın sahneye tekrar çıkışı Kalimdor’da,Tichondrius Skull of Gul’dan’nın (Gul’dan’nın Kafatası) arcane güçlerini kullanırkendi.Arthas,yeni salıverilmiş iblis avcısı Illidan’a kafatasının güçlerini kendi için nasıl kullanacağını anlattı ve böylece Tichondrius’u öldürebileceğini söyledi.Illidan bu planı kabul etti ve Arthas tekrar kayboldu.


Lordaeron’a Dönüş

Archimonde üç tane Dreadlord’u,halkın kontrol altında olduğunu garanti etmek ve Ner’zhul’un kurnaz hizmetçilerine göz kulak olmaları için Lordaeron’nun mahvolmuş bahçesinde bıraktı.Şeytan lordu öldürüldüğünde her nasılsa bundan haberdar değillerdi.Ancak bu birkaç ay sonra,Arthas tahtını ele geçirmek için geldiğinde değişti.Dreadlord’ları tehdit etti ve onlar kaçtıktan sonra Sylvanas’la Kel’Thuzad’ı yanlarında olması için çağırdı.Birlikte,Dagren the Orcslayer (Orkkatili),Halahk the Lifebringer (Hayatveren) ve Magroth the Defender (Koruyucu) adlı Paladin’ler tarafından yönetilen mültecileri ezdiler.Her nasılsa savaşın doruk noktasında Arthas’a acı verici bir inme indi ve Lich King’in onu çağırdığını hissetti.Azalmış güçlerine rağmen Arthas geriye kalan insanları öldürene kadar savaştı.

Arthas’ın Dreadlord’larla Karşılaşması

Arthas,Lich King’in gücünün azaldığını biliyordu ve o andan itibaren Sylvanas artık kontrolü altında değildi.Sylvanas saklı bir şekilde üç Dreadlord’la buluştu ve onlara Lich King’in gücünün zayıfladığını söyledi bu sayede intikamını alabilecekti.
Arthas başkentte pusuya düşürüldü ve içinde güçlü abomination Bloodfeast’in (Kanziyafeti) bulunduğu Dreadlord’ların ordularına karşı savaşması için sadık kullarını toplaması için zorlandı.Şehrin sınırlarına vardığında bir grup Banshee onu kurtardı ve onların Sylvanas tarafından,onu uzaktan güvenli bir şekile göz kulak olmaları için gönderildiklerini söylediler.Her nasılsa ormanda boş bir yer bulduklarında Arthas,Lich King’den başka bir his aldı ve kendisine ihanet edildiğini anladı.Ardından Sylvanas belirdi ve Arthas’ı felç edici bir okla vurdu.Kel’Thuzad geldi ve son anda onu yakaladı.
Ancak Lich King’in zihinsel haykırışları Arthas’ın aklını deldi.Northrend’e dönmesi söylenmişti çünkü şeytani ordular Frozen Throne’u (Donmuş Taht) yoketmeye çalışıyor ve kendini kral edenin saltanatına son vermeye çalışıyordu.Arthas,Kel’Thuzad’ı Lordaeron’a göz kulak olması için geride bıraktı ve hemen donanmasını hazırlatıp Northrend’e yelken açtı.

Northrend’e Kaçış

Üç hafta sonra Arthas,Northrend’in sahillerine vardı ve beklenmedik bir şekilde,krallıklarının yokedildiği için intikama aç olan Kael’thas’ın başında olduğu Blood Elf’ler tarafından saldırıya uğradı.Ve yine beklenmedik bir şekilde eski Azjol-Nerub kralı,Crypt Lord Anub’arak tarafından kurtarıldı.Kael’thas güvenli bir yere gitmeden önce,öncü birliklerinin öldürülmüş olabileceğini ama asıl orduların o kadar kolay yenilemeyeceğini söyledi.
Arthas bunun doğru olabileceğinden endişelendi ve Icecrown Citadel’e (Buztacı Kalesi) Illidan’dan önce asla yetişemeyeceklerdi,ancak Anub’arak farklı düşünüyordu.Parçalanmış Azjol-Nerub krallığından yani yeraltındaki kısaltmalardan gitme önerisini sundu bu sayede Illidan’ı Glacier’de (Buzul) yenebilirdi.Başka bir seçenek bulamayan Arthas kabul etti.

Anub’arak

Anub’arak,eski mavi ejder ve Malygos’un hizmetçisi Sapphiron’nun stoklarına akın etmeyi ve kendilerini ejderhanın hazineleriyle donatmayı önerdi.Ejderhayı öldürüp bırakmadılar Arthas Sapphiron’u güçlü bir Frost Wyrm (Buz Ejderi) olarak canlandırdı.

Frozen Throne’a Yarış

Azjol-Nerub’un kapılarına geldiğinde Arthas kendisini Dwarf’lar tarafından açılan ateşin içinde buldu.Bu Dwarf’lar Arthas’ın ölüme terk ettiği Muradin Bronzebeard’in takipçileriydi. Ve şimdi Muradin’nin sağ kolu Baelgun Flamebeard (Ateşsakal) tarafından yönetiliyorlardı. Sapphiron’u dışarda bırakarak Arthas sadece Baelgun’nun Dwarf’larıyla savaşmadı ayrıca Spider Kingdom’u (Örümcek Krallığı) altüst etmesinden sonra hayatta kalan Nerubian’larlada savaştı. Anub’arak’ın yardımı paha biçilemezdi,Arthas’ın ölümcül yara alabileceği birçok tuzağı etkisiz hale getirmişti.
Arthas Baelgun’la yüzleştikten sonra Dwarf,hareketli toprağın krallığın altındaki eski bir belayı uyandırdıklarını söyledi. Arthas ve Anub’arak krallığın dahada derinlerine indiğinde bela apaçık ortadaydı,Faceless Ones (Yüzsüz Olanlar) güçlü,kötü ve efsane oldukları sanılan bir ırk.Arthas ve Anub’arak inanılmaz güçlü olan Forgotten One’ı (Unutulmuş Olan) bile öldürdü.
Krallığın üst katlarına çıktıktan sonra bir deprem oldu ve Arthas’la Anub’arak’ın yollarını bölüp onları ayırdı.Anub’arak Arthas’a doğru yolunu kazmadan önce genç kral kendi düşünceleriyle yıldırıcı tuzaklardan kurtuldu.Yeniden birleştiklerinde Crypt Lord genç Death Knight’ı övdü ve Ner’zhul’un onu neden şampiyonu olarak seçtiğini şimdi anladığını belirtti.Azjol-Nerub’un dışına çıktıklarında Lich King,Arthas’la tekrar temasa geçti ve Frozen Throne’nun çatladığını ve çatlaktan enerjinin sızdığı için gücünü kaybettiğini söyledi.Ner’zhul,savaşta güçlerine ihtiyacı olacağı için Arthas’a güçlerini geri verdi.
Yeryüzeyine ulaştıklarında hemen Illidan’nın ordularıyla savaşmaları gerekiyordu.Vashj’ın Naga’ları ve Kael’in Blood Elf’leri Arthas’ın kölelerine karşı gelmek için oradaydı.Anub’arak’ın yardımıyla Arthas ordular arasından geçti ve Icecrown Obelisk’lerini (Buztacı Dikilitaşı) büyüyle aktive etti ve Frozen Throne’nun kapılarını açtı.Ancak Illidan onu bekliyordu.

Lich King’in Zaferi

Kısa ama şiddetli bir savaştan sonra,Illidan yanlışlıkla bir açık verdi ve Arthas avantajı değerlendirip iblis avcısının göğsüne Frostmourne’la bir kesik açtı. Arthas Icecrown’nun kapılarına doğru döndüğünde Illidan kara düştü.Gitmeden önce Arthas Illidan’ı uyardı ve ona Azeroth’tan ayrılmasını bir daha dönmemesini söyledi. 

Arthas buzula girdi ve buza zincirlenmiş sarmal yapıdaki zirveye baktı.Kaderine doğru merdivenleri çıkmaya başladığında terkettiklerinin sesleri aklına girdi.Muradin Bronzebeard’ın,Uther’ın ve Jaina’nın ona seslenişlerini duydu ama görmezden gelip tırmanışına devam etti.Sonunda zirveye ulaştı ve önünde buzlu bir varil gördü.İçinde bir zırh seti vardı,tahta oturan için hazırlanmıştı.Şimdi onun duyduğu tek ses Ner’zhul’un kulak tırmalayıcı fısıltısıydı :
”Kılıcı iade et… döngüyü tamamla… beni bu hapisten kurtar !”
Gücün büyük bir haykırışıyla Arthas,Frostmourne’u Lich King’in buzul hapsine vurdu ve rahatsız edici bir çığlıkla Frozen Throne patladı ve kristalin parçaları yere dağıldı.Ner’zhul’un dikenli miğferi ayağının önüne düştü,Arthas eğildi miğferi aldı ve düşünülemeyecek kadar güçlü olan artifactı kafasına taktı.
(Ner’zhul’un yankılı sesi ve aklıyla) ; ”Şimdi,biz biriz !”

Arthas, Scourge’e başka bir Azeroth istilası için Lich King olarak liderlik ettikten sonra,Knights of the Ebon Blade (Siyah Kılıcın Şövalyeleri), Argent Crusade (Gümüş Mücadele), Alliance ve Horde’un karşı saldırılarına neden oldu.Bunu yaparkende güçlü kahramanları Northrend’e topladı ve önlerine birçok engel koydu bu sayede zayıfları ayırıp onların dürüstlüklerini sorgulayabilirdi.Dünyanın en güçlü savaşçılarını,yeni şampiyonları yapmayı planladı ve onları kendi memleketlerine olan saldırılarda öncülük etmeleri için kullanacaktı,kendisine yapılanın aynısı.



Ölümü


Horde,Alliance ve Ashen Verdict’in orduları ICC’yi kuşattıktan sonra Tirion Fordring’in liderlik ettiği bir grup akıncı Frozen Throne’a ulaştı.Savaşın başında Lich King Tirion’u bir buz kütlesinin içine aldı ve savaşın ortasında tek bir vuruşla tüm akıncıları aniden öldürdü.En sonunda,Lich King bütün akıncıları Undead olarak uyandırmaya hazırlanırken Tirion kendini serbest kıldı,Ashbringer’la Frostmourne’u parçaladı,içindeki ruhları serbest bıraktı ve Lich King’in planlarını suya düşürdü. Lich King ciddi bir şekilde zayıfladı ve Terenas akıncıları Tirion’nun yanında savaşmaları için uyandırdı.Babasının ruhu tarafından teselli edilirken yatan Arthas babasına ”Bitti mi ?” diye sordu,Terenas ”En sonunda. Hiçbir kral sonsuza dek hüküm sürmez,oğlum.” diye yanıtladı. Arthas sadece karanlık gördüğünü söyledi ardından gözleri tersine döndü ve eli cansız bir şekilde yere düştü. 

Mezarı


Resmi bir bilgi olmamasına rağmen Stormwind mezarlığında Arthas’ın olduğuna inanılan ve üstünde Lordaeron arması olan büyük yeni bir mezar var.
Bul
Alıntı


Arthas Menethil ( Lich King ) Hikayesi 2017 Konusu Araçları
Direk Link
HTML Link
BBCode Link
Paylaş


[-]
Etiketler
arthas lich menethil kingwow wowlich 2017 hikayesi king


Foruma Git: